// arka alanı siyah yapar... Oha lan - Edirne Anadolu Lisesi (Utku) Blog 'u - Blogcu
Edirne Anadolu Lisesi (Utku) Blog 'u

Tanım

Sınıfımız, Okulumuz, Edirnemiz, Bilgisayar Dünyası ve benzeri..


Bağlantılarım

» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım

    Oha lan

     Kadıköydeki öğrenci evimde oturmuş, yandaki bilardocudan zorlukla çorduğum internette amaçsızca surf yapiyordum. Sonra biraz ek gelir için bir ajansa başvurmaya karar verdim az önce. ama 3 tane fotoğrafımı istiyordu. fakat pc benim olmadığı için hiç fotoğrafım yoktu.  facebook tan 2 tane foto buldum ama lanet site 1 tane daha vermezsem üye olamazsın diyor. sonra dedim ki ismimi google a yazayım. belki bir yerlerden bir fotoğrafım çıkar, dedim. yazdım google a Utku Gaspak. bir de baktım ki utkueal diye bir blog çıktı. birden beynim hareketlendi ve gözümün önünden film şeridi geçmeye başladı. 2004 yılındaydı galiba oks sınavı vardı o zamanlar. 8 yıl boyunca ders çalışmamış olmanın ve o yıllardaki aşırı kafa rahatlığının verdiği hafiflikle OKS sınavını gectim. 422 mi 428 mi ne puan yapmıştım. Edirne Anadolu Lisesini kazandım. 9. sınıfta liseye geldik hobaa falan herkes bi manyak modlarına büründü. kimisi sigara alkole başladı, kimisi kendini müziğe verdi, kimisi karşı cinse verdi, kimisi derslere verdi. 1. yıl gırgır şamata geçti öyle. 10. sınıfa geçtiğimde dersler hafiften bızıklamaya başladı. hele matematik lisede yapamadığım tek ders oldu. belki çalışsam olurdu ama eğitim hayatımın 10. yılını da çalışmadan geçiriyordum. gitar mitar calmaya başladım. dışarı çıktım gezdim tozdum. bala göte geçtim sınıfı. yıl 2006 oldu sonra. aylaklığa bi blog açayım dedim. hem biraz html code kasarım dedim. 3-5 tane yazı koydum daha da uğramadım bu bloga. öyle unutulmuş kenarda kalmış. o zamanki halimle ilgili pek bişey yazmamışım bu bloga. sadece copy paste ile biryerlerden toparladiğim yazıları atmışım buraya. o zamanlar 15 yaşındayım. lisede yeni sayılıyordum. böyle blog gibi küçük şeylerle olaya girdikten sonra Tahsin diye bi hayirsiz evlatla :) bi site açmıştık. Merdivenalti.com bu site bi ara iyi tanındı. aylaklığımızda uğraştık falan. sonra mal gibi yıllık 15 tl olan domain ücretini vermedim ya da diğer arkadaslar da vermedi diye sitemiz kapandı. orası güzeldi ya aktifti falan. sonra 11. sınıfa geçtim. dershaneye falan gidiyordum. eğitim hayatımın 11. yılını da çalışmadan geçiriyordum. düşünmeye başlamıştım arada " ulan 11 yıl oldu okula dersaneye gidiyorum, bi kere bi hocanın ödevini zamanında yapmadım, bi kere dersanede bi hocaya ders anlattırmadım. nası geçiyo lan bu eğitim hayatı. ama böyle olmaz seneye öss var. kesin çalışmaya başliycam olum!" modlarına girdim. lan dedim deli gibi çalışıcam. derken bi baktım 12. yıla girmişim mübarek eğitim hayatımda. lan dedim aha öss geliyo çalış lan çalış falan kendime. sonra bi modlara gidim "s*kerim öss yi ne çalışıcam oğlum" demeye başladım. dersanede sınavlar oluyo ben calışmadan giriyorum, millet deli gibi soru çözüyo ben derslerde uyuyorum,  herkes hocaların peşinde koşuyo ben çıkışta cafeye gidiyorum, annem babam yalvariyo ders çalış diye ben çalışmıyorum. bi baktım 2. dönem geldi. salla dedim nolursa olsun artık ölücek halim yok ya dedim. kendimi en kötü ihtimallere bile hazır tuttum. kafamı pek bozmadım. nolursa olsun dedim. sonra okuldan rapor aldık son 2 ay gitmedik. ben yattım. arada dersaneye gittim arada gitmedim. böyle böyle zaman geçti. 13 haziran günü matematik hocasına gittim. trigonometri dersi aldım temel kurallarını öğrendim. hocanın evinden çıkıp gezmeye gittim. 14 haziran sabahı da kalkıp öss ye girdim. birçok tanıdığımla aynı binada sınava girecektim. sınavla ilgili bayaa bi t*şak yaptık. sonra girdim 3 saat 15 dakika soru çözdüm. hayatımda bi masaya oturup o kadar ders çalıştığım oldu mu hatırlamıyorum. bi süre sonra baktım g*tüm ağırmaya başladı. olips attım bi su içtim. yine çözdüm soruları, baktım sınav bitti. bi tuvalete gittim. binanın dışına çıktım ve gördüm ki millet ağlıyor falan. ben de onlara bakıp güldüm ve içimden " mallar " dedim. sonra eve gittim bi yemek yedim ve dışarı çıktım. össden çıkmanın verdiği dayanılmaz hafifliği bekledim, ama gelmedi. çünkü zaten hafiftim lan. ne zaman sınavı dert yaptım ki şimdi daha da rahatlamayı beklicektim. çıktım arkadaşlarla buluştum. içmeye başladık bütün gün içtik. bütün gece takıldık sabaha karşı eve gittik. sonraki gün okul balosuna gittik. yine sabahlara kadar içtik. eve sabah girdik. o günden sonra bütün yaz tatilimin % 95 inde sabah güneşini görmeden uyumadım. hep dışarıda hep alkol falan. 3 aylık yaz tatilinde 5 yıllık olay yaşadık diye geyik falan yapmaya başladık. sonra öss açıklandı 299 puan almıştım. beklediğim puana yakındı. o yüzden şaşırmadım. veterinerliğe gitmeyi bekliyordum. sonra baktım kontenjan açılmış ve 12.000 kişi önümdeki marmara üniversitesi kimya bölümünü kazanmışım. özel bir yurda kayıt oldum. 10 gün falan yurtta kaldım. o sürede okulumun kayıt işlerini hallettim. ingilizcemin iyi olmasına rağmen ve hazırlığın benim bölümümde zorunlu olmamasına rağmen hazırlık sınavına isteyerek girdim ve bilerek boş bırakıp son sınıflardan birinde ingilizce eğitim görme hakkı kazandım. sonra bu iş yurtta olmaz dedim ve bi arkadaşımın tanıdığıyla eve çıktım. başta evde bi tek yatağım ve masa sandalyem vardı. yapıcak hiçbişey yoktu. tv yoktu, doğalgaz yoktu, pc yoktu. bi tek telefonumdaki müziklerim vardı. sonra okul başladı değişik insanlarla aynı sınıfa düştüm. sınıfıma tipim kızlar beklerken, sınıfımda sevgili olarak ilgileneceğim bir kız bulamadım. bütün okulda beğendiğim kız kaynarken bu olamazdı. sonra üzüldüm arkadaşlarıma dert yandım. yeni bir yere gelmiştim istanbulda durmadan geziyordum. sonra doğalgaz, televizyon, kombi, tesisat işlerini falan hallettim. 2. elcileri geze geze eve eşya doldurdum. duvara bi tane Bob Marley posteri çaktım. işte şimdi de burdayım. lise lise derken ışık hızıyla geçti lise be usta. yaptığım hiçbişeyden de pişman değilim şimdiye kadar. aslında bu yazı sizin için olmaktan çok kendime bir nottur. belki sınava çalışsaydım, marmara üniversitesini kazanmasaydım, kadıköydeki yurttan ayrılıp eve çıkmasaydım, hazırlık sınıfının sabah kuruna düşüp öğleden sonra aylak kalmasaydım, iş arama niyetine girip fotoğraf gerekince adımı google a yazmasaydım; bu blogu hiç görmicektim. liseyi pek hatırlamicaktım. o zamanki halim şimdi kafamda daha da netleşti. şimdiki dertlerim farklı, o zamankiler farklı. daha yaşlanmadım ama umarım yaşlanınca da bu yazıyı görürüm de şimdiki halimi hatırlayabilirim. varlığın unutulunca var olmanın ne anlamı var dimi lan. lisede hocalar ananız babanız pek sallamayın liseli gençlik.  gençlikte kanın kaynar çabuk geçer sonra yaptıklarından pişman olursun bla bla bla ayarı vermeye çalışıp:

    'Gençlik çabuk geçer’ derler ya; Maalesef ilave edeyim ki,ihtiyarlıkta öyledir.

    *Olum yanlış anlamalar olmuş editledim ak. Can sıkıntısı yarattıysam çok özür dilerim. Ama kötü birşey demek istemedim.*

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Tarih: 18:33, Cumartesi, Kasım 7, 2009
    Yorum yaz

    <- | Sonraki Sayfa ->